Özel Arama

30 BİN KADROLU ÖĞRETMEN ATAMASI YAPILDI

MEB, bugün itibariyle 30 bin kadrolu öğretmen alımı gerçekleştirdi. Kadrolu öğretmenliğe geçen sözleşmeli öğretmenler yerine aralık ayında sözleşmeli öğretmen alımı yapılacak.
ATAMA SAYFASINA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ...

MEB SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMEN ALACAK

Milli Eğitim Bakanlığı sözleşmeli öğretmen alacak. 6 Aralıkta yapılacak olan atamalardan sonra boşalacak sözleşmeli öğretmen kadrolarına aralık ayı sonunda atama yapılacak. Bilindiği gibi MEB 6 aralıkta 30000 kadrolu
öğretmen atayacak.

DEPREM - ZELZELE- TÜRKİYE DE DEPREMLER- DEPREM ÇEŞİTLERİ

Yerkabuğundaki herhangi bir sarsıntının, çevreye doğru yayılan titreşim biçimindeki hareketine deprem denir.
1. Volkanik depremler
Volkanik püskürmeler esnasında görülen ve etki alanları dar olan depremlerdir.
2. Çöküntü (Göçme) depremleri
Kayatuzu, jips, kalker gibi kolay eriyebilen karstik sahalarda, zamanla yer altında büyük boşluklar oluşur. Bu boşlukların üstü bir müddet sonra çökerse sarsıntılar oluşur. Etki alanları en dar olan depremler bunlardır.
3. Tektonik (Dislokasyon) depremler
Yer kabuğunun derinliklerinde basınç ve gerilimler sonucu, katmanların yer değiştirme, oynama ve kırılma gibi hareketlerinin ortaya çıkardığı sarsıntılardır. Etki alanları en geniş olan ve en çok hasara neden olan depremler bunlardır.
Depremin, yerin içinde oluştuğu kısmına iç merkez (hiposantr) denir. Depremin yeryüzüne en kısa yoldan ulaştığı yere de dış merkez (episantr) denir. Deprem bilimi sismoloji, deprem şiddetini ölçen alet de sismograf olarak adlandırılır.
Depremlerin ne kadar kuvvetli olduğunu belirlemek için iki türlü ölçek kullanılır.
Richter (Rihter) ölçeği
Mercalli - Sieberg ölçeği (Şiddet Iskalası)
Mercalli - Sieberg ölçeği sarsıntının yol açtığı zarar ve değişikliklere göre düzenlenmiştir. Richter ölçeği ise, iç merkezde depremle boşalan enerjinin ölçülmesi esasına dayanır. Deprem sırasında boşalan bu enerjiye depremin büyüklüğü (magnitüdü) denir.
Yeryüzündeki en sık ve en şiddetli deprem kuşakları, ana çizgileriyle, genç kıvrımlı dağlar kuşağına ve Dünya’nın başlıca kırıklı alanlarına tekabül etmektedir.
Pasifik Okyanusu, Japonya çevresi, Antil Adaları, (bilgi yelpazesi.net) Doğu Hint Adaları, Akdeniz çevresi ve Amerika kıtalarının batı kesimleri yeryüzünde depremlerin en çok olduğu alanlardır.
Buna karşılık, eski jeolojik devirlerde oluşan Doğu Avrupa, Kanada, Sibirya, Grönland Adası, Avustralya ve İskandinav Yarımadası’nda hemen hemen hiç deprem olmamaktadır.

kaynak: bilgi yelpazesi

AKARSULAR - TÜRKİYE'NİN AKARSULARI - AKARSU REJİMLERİ ve DEBİLERİ

Türkiye’deki Akarsuların Genel Özellikleri:
1-Akarsularımızın debisi yüksek değildir.
2-Akarsularımızın akış hızı yüksektir.
3-Akarsularımızın rejimi düzensizdir.
4-Bazı akarsularımız kaynağını dışarıdan alır. Asi, Meriç gibi.Bazı akarsularımız da Türkiye’de doğar,dışarıda denize dökülür.
Fırat, Dicle,Aras, Kura, Çoruh
5-Akarsularımızdan şu şekilde yararlanılır.
-İçme-Sulama-Turizm-Balıkçılık-Enerji üretimi
6-Türkiye’nin yeryüzü şekilleri çeşitli olduğundan akarsu havzalarımız da farklı özellikler gösterir.
BAŞLICA AKARSULARIMIZ
1 Karadeniz’e dökülenler
Çoruh: Üç ana koldan doğar. Çoruh, Oltu, Tortum çayları. Bunlar Yusufeli’nde birleşerek Gürcistan’dan denize dökülür. Vadi derin olduğu için Rafting sporları yapılır.
Harşit: Trabzon ve Gümüşhane dağlarından doğar.
Yeşilırmak: üç ana koldan doğar. Kelkit; Erzincan dağlarından doğar. Erbaa,Niksar ovasına gelir, Burada Sivas’tan diğer Yeşilırmak ile birleşir. Çarşamba’dan Denize dökülür.
Kızılırmak: İç ve Doğu Anadolu’dan kaynağını alır. En uzun kolu Sivas’tan doğar. İç Anadolu’da iç bükey bir yay çizer. Devrez Çayı ve Gökırmak ile birleşir. Daha sonra Bafra’dan denize dökülür.
Bartın çayı: Küre dağlarından doğar. Taşımacılık yapılır.
Yenice: Üç ana koldan oluşur. Aras suyu ve Ulusu ile Bolu’dan geçer Büyüksu ile birleşir. Devrek’ten denize dökülür.
Sakarya: Porsck Çayı ile Kısmir Çayı birleşerek Sakarya’yı oluşturur. Daha sonra Pamuk ovada Göksu ile birleşir ve Adapazarı’na ulaşır.
2. Marmara Denize Dökülenler :
Susurluk: İç Batı Anadolu’da Şaphane Dağlarında doğar. Nilüfer çayıyla birleşerek Marmara’ya dökülür. Ayrıca : Gönen ve Karabaş çayları vardır.
3. Ege Denizine Dökülenler:
Meriç: Türkiye-Yunanistan sınırını oluşturur. Bulgaristan’da Rodop dağlarından doğar.Ege denizine dökülür.
Bakırçay: aynı adı taşıyan graben boyunca akar.
Gediz: Kütahya’daki Murat dağından doğar. İzmir körfezinin kuzeybatısından dökülür. Alaşehir ve Kumçayı ile birleşir.
K.Menderes: Bozdağlardan doğar. Kuşadası körfezinden denize dökülür.
B.Menderes: Kaynağını İçbatı Anadolu dağlarından alır .
Akdenize dökülenler:
Aksu: Eğridir Gölü ve Davras dağlarından kaynağını alır, Antalya’dan denize dökülür.
Manavgat: Karstik kaynaklarla beslenir. Kanyon vadileri içerisinde akar. Manavgat’tan denize dökülür.
Göksu: Taşeli platosundan iki kol halinde doğar. Kanyon vadilerden akar. Ermenek çayı ile birleşerek Akdeniz’e dökülür.
Seyhan: Aladağ ve Bolkar dağlarından doğar. Çakıtçayı ve Tahtalı dağlarından doğan Göksu ile birleşir.
Ceyhan: Elbistan havzasını çevreleyen dağlardan kaynağını alan Ceyhan, Maraş’taki Aksu çayı ile birleşir. Çukurova’ya ulaşır ve İskenderun körfezinden denize dökülür.
4. Basra körfezine dökülenler:
Fırat:Erzurum dağlarından doğar, Karasu ile Karasu ve Aras Dağlarından doğan Murat kollarından oluşur.bu iki kol Keban barajına dökülür ve Barajdan çıktıktan sonra Fırat adını alır. Daha sonra Suriye ve Irak’tan geçerek Dicle ile birleşir. Şat-ül Arap adı altında dökülür.
Dicle: Bitlis Dağlarının güney yamaçlarından doğar. Türkiye-Suriye sınırını oluşturur ve Irak topraklarına girer. Fırat’la birleşir ve Basra Körfezine dökülür. En önemli kolu Yüksekova’dan kaynağını alan Zapsuyu’dur.
5. Hazar Denizine Dökülenler:
Kura: Yalnızçam ve Allahûekber dağlarından doğar. Ardahan’ı geçtikten sonra Gürcistan’a girer, Aras ile birleşerek Hazar’a dökülür.
Aras: Palandöken ve Kargapazarı dağlarından doğar. Iğdır ovasında, Çıldır Gölünden kaynağını alan Arpaçay ile birleşir ve ülkemizi terk ederek Kura ile birleşir.
AKARSU HAVZALARIMIZ
a) İç Anadolu Kapalı Havzaları:
1-Afyon, Akarcay havzası: Güneyde sultan dağları, Kuzeyde Emir dağları, kütlesi arasında çökme sonucu oluşmuş içinde Karamuk, Akşehir ve Eber göllerinin (bilgi yelpazesi.net) bulunduğu havzadır. Eber gölünün suları Akşehir’e dökülür. Akşehir’in suyu tuzlu, Eber’in suyu tatlıdır. Karamuk gölünün suları, bir düden vasıtasıyla Eğirdir gölüne dökülür.
2-Konya kapalı Havzası: Güneyde Toros dağları, kuzeyde Obruk platosu ile çevrilidir. Bu havzada Beyşehir gölünden gelen Çarşamba suyu dökülür. Bu havzaya dökülen akarsular, tuzlu bataklıkları besler
3-Tuzgölü havzası: Tuzgölü çevresi, çökme sunucu oluşmuştur. Havzanın çevresindeki yüksek sahalardan gelen kısa boylu akarsular. Tuz gölüne dökülür.
b) Göller Yöresi Kapalı Havzaları:
1-Burdur gölü havzası: Çevreden gelen bir çok geçici akarsu ile, Tefenni ovasından gelen Eren çayı dökülür.
2-Acıgöl Havzası:Doğudaki Söğüt dağlarından kaynağını alan geçici akarsular dökülür.
Not: Göller yöresinde ayrıca Salda, Yarışlı, Burak ve Kestel gölleri kapalı havza özelliği taşır.
c) Van kapalı havzası:
Van gölünün güneyinde Bitlis, kuzeyinde ise volkanik dağlar uzanır. Van gölü, Nemrut dağından çıkan lavlar sonucu oluşmuştur. Van gölünün suyu sodalıdır.
KARSULARIMIZIN REJİMLERİ VE DEBİLERİ
Akarsu rejimi: Akarsuyun debisinin yıl içersinde gösterdiği alçalma yükselme halindeki seviye değişikliğidir.
Akarsuyun debisi: Akarsuyun her hangi bir yerindeki enine kesitinden 1sn’yede gecen su miktarına debi denir.

Rejime etki eden faktörler
1) Yağış rejimi
2) Yağış biçimi
3) Akarsu kaynağı
4) Sıcaklık ve buharlaşma
5) Havzanın genişliĞİ
6) Arazinin şekli ve eğimi

Debiye etki eden faktörler:
1) İklim (yağış sıcaklığı)
2) Bitki örtüsü
3) Havzadaki büyük kaynaklar ve yer altı suları
4) Yatağın geçirimliliği
5) Dağlardaki kar kalınlığı
6) Göller
7) İnsan

AKARSU REJİM TİPLERİ
a) Yağmur Suları İle Beslenen Akarsular: Akdeniz ikliminin görüldüğü yerlerde, akarsularda yazın seviye düşmesi, kışında seviye yükselmesi görülür. Karstik kaynaklarla beslenen akarsularda, seviye düşmesi fazla olmaz. Akdeniz akarsu rejimi, barajın olmadığı akarsu veya kolunda görülür. Örnek: Baraj olan Seyhan-Ceyhan-Gediz-Manavgat gibi akarsular doğal özelliğini kaybetmiştir.
b) Kar ve Buz Suları İle Beslenenler: Bu rejim, yağışın büyük bölümünün kar şeklinde düştüğü yüksek dağlardan kaynağını alan akarsularda (bilgi yelpazesi.net) görülür. Örnek: D. Karadeniz ve D. Anadolu akarsuları. Bu tip akarsularda, akım seviyesi Mart- Ağustos arasında yükselir, kışın düşer.
c) Kaynak sularıyla beslenenler: Örnek: Manavgat ve Köprücay’dır.
d) Gölden çıkan akarsular:
1-Beyşehir gölünden çıkan ve Konya arazisini sulayan Çarşamba suyu
2-Eğirdir gölünden çıkan Kovada çayı.
3-Manyas gölüne ulaşıp, tekrar gölden çıkan Koçaçay
4-Ulubat gölünü ulaşıp tekrar gölden çıkan Kemalpaşa- Orhaneli
5-Erzurum ovasının doğu ve güneyindeki bataklık ve göllerden çıkan Karasu
6-Çıldır gölünden çıkan Arpaçay
e) Karma rejimli akarsular: Ülkemizdeki büyük akarsulardan Kızılırmak, Yeşilırmak, Sakarya, Fırat ve Dicle önemli karma rejimli akarsulardandır.bu tür akarsular, farklı iklim bölgelerinden beslenir.

KAYNAK: BİLGİ YELPAZESİ

COĞRAFYA

21 ARALIK VE 21 ARALIK’IN ÖZELLİKLERİ
Dünya’nın Güneş etrafında dönmesi ve eksen eğikliğine bağlı olarak dört önemli gün ortaya çıkar. Bu günler aynı zamanda mevsimlerin başlangıcıdır.
21 Mart ve 23 Eylül tarihlerine ekinoks (gece - gündüz eşitliği) tarihleri, 21 Aralık ve 21 Haziran tarihlerine de solstis (gündönümü) tarihleri denir.
a. Kuzey Yarım Küre
Güneş ışınları Yengeç Dönencesi’ne 43°06' lık açı ile gelir.
Kış mevsiminin başlangıcıdır.
En uzun gece, en kısa gündüz yaşanır.
Yengeç Dönencesi’nden kuzeye gidildikçe gece süresi uzar, gündüz süresi kısalır.
Bu tarihten itibaren geceler kısalmaya, gündüzler uzamaya başlar. Fakat 21 Mart tarihine kadar, geceler gündüzlerden uzundur.
Aydınlanma çemberi Kuzey Kutup Dairesi’ne teğet geçer.
Yengeç Dönencesi’nin kuzeyi güneş ışınlarını yıl içerisinde alabileceği en dar açı ile alır. Bu tarihten itibaren güneş ışınlarının gelme açıları büyümeye başlar.
Yengeç Dönencesi’nin kuzeyinde en uzun gölge yaşanır. Bu tarihten itibaren gölge boyları kısalmaya başlar.
b. Güney Yarım Küre
Güneş ışınları Oğlak Dönencesi’ne 90° lik açı ile gelir.
Yaz mevsiminin başlangıcıdır.
En uzun gündüz, en kısa gece yaşanır.
Oğlak Dönencesi’nden güneye gidildikçe gündüz süresi uzar, gece süresi kısalır.
Bu tarihten itibaren gündüzler kısalmaya geceler (bilgi yelpazesi.net) uzamaya başlar. Ancak 21 Mart tarihine kadar, gündüzler gecelerden uzundur.
Aydınlanma çemberi Güney Kutup Dairesi’ne teğet geçer.
Oğlak Dönencesi’nin güneyi güneş ışınlarını yıl içerisinde alabileceği en dik açı ile alır. Bu tarihten itibaren güneş ışınlarının gelme açıları küçülmeye başlar.
Oğlak Dönencesi’nin güneyinde en kısa gölge yaşanır. Bu tarihten itibaren gölge boyları uzamaya başlar.

KAYNAK:BİLGİ YELPAZESİ

2010 KPSS EĞİTİM BİLİMLERİ SONUÇLARI BUGÜN AÇIKLANIYOR

2010 KPSS eğitim bilimleri sınavı bugün saat 14.00'da açıklanıyor. Kopya iddaalarıyla sarsılan ÖSYM, sınav sonuçlarının saat 14'te açıklanacağını belirtti. Sınavın sonuçu herkes tarafından merak ediliyor.
2010 KPSS SINAV SONUÇLARI İÇİN TIKLAYINIZ...

KPSS EĞİTİM BİLİMLERİNDEKİ BAZI YENİ KAVRAMLAR

Crespi Etkisi: Pekiştirmenin gücü ne kadar fazlaysa tepki o kadar kuvvetli olur. Yani vereceğiniz pekiştirme kişi için ne kadar önemli ve güçlüyse tepki o oranda güçlü ve kalıcı olur.

CUMHURİYETİMİZİN BÜYÜK BAYRAMI

Bilindiği gibi bu cuma günü Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayacağız.
*29 Ekim 1923 tarihinde bütün yurda ve dünyaya ilan edilmiş Cumhuriyetin bayramını...
*Elinde, avcunda hiçbir şey olmadığı halde Yedi Düvel'e karşı gelen ve onları ahlaksız emperyalist düşlerinden ansızın uyandıran milletimizin bayramını...
*Mondros ve Sevr anlaşma(ma)larıyla boğazımıza yağlı urganı geçirmiş, altımızdaki sehpayı itmiş ve gülerek can vermemizi bekleyen düşmanlarımızın boğazına tıkanmış milletimizin bayramını...
*Erkeğiyle, kadınıyla, genciyle, yaşlısıyla, Türküyle, Kürdüyle vatanını ve namusunu korumuş milletimizin bayramını...
*Kağnıların gıcırdayan tekerleklerine ve onu çeken öküzün açlığına aldırmadan gece gündüz cepheye mermi taşıyan, yeri geldikçe kendi çocuğundan fedakârlık yaparak cephanenin üstünü örten kadınlarımızın bayramını...
*Elinde eski bir tüfek, ayağında yarık bir çarık, önünde sert düşman ve aklı geride bıraktığı yavuklusunda, anasında,karısında,çocuğunda olan ve bir mukaddes vatan için savaştığını bilen, kınalı elleriyle savaşan erkeklerimizin bayramını...
*"Bırakalım bu savaşı, teslim olalım!" demeyen siyasetçilerimizin bayramını...
*Düşmanın üstüne kara bir bulut gibi çöken K. Karabekir, F. Altay, İ. İnönü ve daha ismini sayamadığımız nice cesur komutanlarımızın bayramını...
*Gece gündüz vatanı için savaşan, çalışan, düşünen, didinen, vatan işleriyle uğraşırken annesinin canazesine bile gidemeyen, vatan için gerekirse "ölmeyi" emreden, Samsun'dan sarı bir güneş gibi doğan, Yunanlıları denize döktükten sonra gözleri gibi masmavi bir deniz ve gökyüzü bırakan, daha yapacak çok işi varken aramızdan erken ayrılan Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRKümüzün bayramını...
İşte bu bayramın büyük olmasının birkaç nedeni. Sevincimiz de bayramımız gibi büyük olsun.
Bayramımız kutlu olsun...

Hasan YÖRÜK

KAYNAK: baki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş

EDEBİYAT BİLGİLERİ

ÖYKÜ (HİKAYE) TANIMI VE ÖZELLİKLERİ

* Gerçek ya da düş ürünü bir olayı aktaran kısa düz yazı şeklindeki anlatıdır. Kısa oluşu, yalın bir olay örgüsüne sahip olması, genellikle önemli bir olay ya da sahne aracılığıyla tek ve yoğun bir etki uyandırması ve az sayıda karaktere yer vermesiyle roman ve diğer anlatı türlerinden ayrılır.
* Öyküde, olayın geçtiği yer sınırlı, anlatım özlü ve yoğundur. Karakterler belli bir olay içinde gösterilir. Bu karakterlerin de çoğu zaman sadece belli özellikleri yansıtılır. Konu tümüyle düş ürünü olabilir, ya da son derece gerçekçidir. Genellikle ironik bir rastlantı yoluyla yaratılan özel bir an üzerindeki yoğunlaşma sürpriz sonlara olanak verir.
* Eski Yunan’daki fabl ve kısa romanslar, Binbir Gece Masalları öykünün habercileridir. Ama öykü ancak 19. yüzyılda romantizm ve gerçekçilik akımlarının yaygınlaşmasıyla edebi bir tür haline gelebildi. Edgar Allan Poe’nin Grotesk ve Arabesk öyküleri adlı eseriyle yalnızca Amerika (bilgi yelpazesi.net) Birleşik Devletleri’nde değil Avrupa’da da etkili oldu. Almanya’da Heinrch von Kleist, ve ETA Hoffmann, psikolojik ve metafizik sorunları öykülerinde masalsı bir anlatımla yansıttılar.
* 20. yüzyıla girildiğinde öyküler ilk kez genellikle gazete ve dergilerde yayınlanıyor ve bu yüzden gazeteciliğe özgü yerel renkler taşıyordu. Bret Harte’nin öyküleri, Ruyard Kipling’in Hindistan’daki yaşamı anlatan öyküleri, Mark Twain’in Missisippi öyküleri bu özelliktedir.
Dostoyevski, Turgenyev ve Çehov’un öyküleri, öykü türünün edebi eserler arasında sağlam bir yere oturmasına büyük katkı sağladı.

-Olmuş ya da olabilecek olay,

-Genelde olaylara bağlıdır

-Kapladığı alan kısa (4-5 sayfa gibi)

-İnsan yaşamından kısa kesitler,

-Yer,zaman,olay,kişiler az.

-Anlatılanları yere ve zamana bağlayarak yapan.

-Genelde insanların yaşamlarının kıs bir kesiti.

-Genelde olayları ve kişileri tek yönüyle ele alan.

KAYNAK: BİLGİ YELPAZESİ

KPSS BU HAFTA YAPILACAK!

İptal edilen Kamu Personeli Seçme Sınavı'nın öğretmenleri ilgilendiren kısmı yani eğitim bilimleri sınavı bu haftasonu pazar günü yapılacak.
Sınav giriş evrakları geçen haftadan itibaren adayların ellerine geçmeye başladı. Önceki sınava liselerde girmiş olan adayların büyük bir çoğunluğu bu sınava üniversitelerde girecek. Saınav 31 Ekim saat 9.30' da gerçekleştirilecek. Tüm adaylara başarılar diliyoruz...

2010 KPSS LİSANS EĞİTİM BİLİMLERİ SINAVINA GİRECEK OLAN ADAYLAR ADRES DEĞİŞİKLİĞİ YAPABİLECEK!

31 Ekim 2010 tarihinde yapılacak, 2010-KPSS Lisans Eğitim Bilimleri Sınavına girecek olan adaylardan adres ve sınav merkezi değişikliği yapmak isteyenler, bu değişikliği ÖSYM'nin http://ais.osym.gov.tr internet sayfasında bulunan Aday İşlemleri Sistemi üzerinden şifreleri ile kendileri yapacaklardır. Adres ve/veya sınav merkezi değişikliği 1 Ekim 2010 Cuma günü saat 23:59’a kadar yapılabilecektir. Adres ve/veya sınav merkezi değişikliği isteği Merkezimize dilekçe ile bildirilmeyecek, bu amaçla gönderilen dilekçeler kesinlikle işleme konulmayacaktır.



ÖSYM BAŞKANLIĞI

KPSS 31 EKİM'DE

ERTELENEN LİSANS DÜZEYİNDEKİ KPSS (KAMU PERSONELİ SEÇME SINAVI) 31 EKİM 2010 PAZAR TARİHİNDE YAPILACAK. KPSS Ortaöğretim-Önlisans sınavı 28 Kasım 2010 Pazar, Kamu personeli Yabancı Dil Bilgisi Sınavı (KPDS) ile Tıpta Yeterlilik Sınavı 5 Aralık 2010 Pazar günü yapılacak.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails